Facebook Kullanımı

Yazan ibhado || Kategori: Makaleler || Yorum yok >

2006′da kurulan sosyalleşme ağı Facebook, bugünlerde Türkiye’de de oldukça popüler. Evde, işyerinde, okulda çok sayıda insan önemli bir zamanını Facebook’ta profil güncelleyerek, sağa sola pençe atarak geçiriyor. Ancak bazı noktalara dikkat edilmezse Facebook ileride canınızı sıkabilir.

Şunu unutmayın, patron için Facebook’tan daha mükemmel bir radar olamaz. Dünyada Facebook’taki eylemleri yüzünden işinden olan insanlar var; birçok işyeri, okul ve kuruluşsa öğrencilerinin, çalışanlarının veya üyelerinin Facebook’a girmesini yasakladı.

Facebook üyesi binlerce kişi de ‘privacy-gizlilik’ seçeneğini topyekün göz ardı ettikleri için sıkıntılı anlar yaşadı, başlarını belaya bile soktu… İş aramak gibi profesyonel amaçlarla da kullanılan Facebook, saf anlamda sosyalleşmeyi sağlayan son yılların en önemli internet araçlarından biri. Ancak Facebook kullanmaya yeni başlayanların, yabancıların kendilerine ait bilgileri ne ölçüde görebileceklerini tayin eden gizlilik ayarlarına önemsemeden bodoslama dalması rahatsız edici sonuçlara neden oluyor.

İlişki düzeyini belirleyin:

Bir kişiyi tanıyıp tanımadığınızı tayin eden 3 pozisyon var. Facebook’a girdiğinizde size göre herkes yabancıdır; ‘network’ yani ağ, bir bölge, yer, okul veya şirket sakinlerinin oluşturduğu gruptur. Arkadaşlarınızsa karşılıklı olarak birbirinizi tanıdığınızı onayladığınız kişilerdir. Facebook’ta profilinize arkadaşlarınız gibi erişebilecek ‘o benim ‘arkadaşımsım’ ama arkadaşım değil’ seçeneği yok.

Gizlilik ayarlarını değiştirin:

‘Privacy’ birçoğunun Facebook kariyerine başladığında umursamadığı bir seçenektir. Ancak başlangıç ayarlarına göre ağınızda (network) olan herkes, size ait olan her şeyi görebilir. Türkiye’den yola çıkalım; Türk kullanıcıların büyük çoğunluğunun ‘kafadan’ Türkiye ağına üye olduğunu düşünürsek, bu ağdaki herkes, size ait olanları arkadaşlarınız kadar görebilir. Bir ağın mensubu değilseniz, bilgilerinizi sadece arkadaşlarınız görebilir. Ama ben mesela Türkiye ağına üyeyim, o halde yapmam gereken Privacy başlığı altındaki Profile’e girip, çıkan ekranda ‘profile: only my friends-yalnızca arkadaşlarım’ şıkkını seçmektir. Bu ekrandan e-posta adresinizi yalnızca arkadaşlarınızın görebileceği şekilde düzenlemeniz hatta ‘Profile’ başlığı altındaki birçok maddeyi arkadaşlarınıza özel olacak şekilde ayarlamanız menfaatiniz icabınadır.

Facebook’da geçirdiğiniz zamanı kimse bilmesin:

‘Privacy’ başlığı altındaki ‘Newsfeed and mini feed’e mutlaka uğrayın çünkü, bu seçeneğin başlangıç ayarları, sizin Facebook’ta yaptığınız her eylemi yayımlıyor. Bu kadar küresel olmaya, Facebook başında sabahladığınızı başkalarının bilmesine gerek yok. Bu sosyalleşme ortamının, yaptığınız her şeyi herkesin görebileceği seyir defteri diye tanımlanabilecek ‘mini feed’ adında bir özelliği var. Yani sizin mesai saatinizde Facebook’ta ne zaman, ne kadar zaman geçirdiğiniz tespit edilebilir. Şimdilik bizim buralarda tutatanak tutacak siber işyeri polisleri yok gibi, ancak yine de temkinli olmakta fayda var. Bu yüzden en azından işteyken önce ‘privacy’, ardından ‘news feed and mini feed’e girerek ’show times in my mini feed’ seçeneğini iptal edip yaptığınız eylemlerin zamanının görünmesini engelleyin.

Arkadaşlarınız için gizlilik:

Başlangıç ayarlarında herkes arkadaşlarınızın listesini görebilir. Bu durum ‘Poke, Message and Friend Request’ ayarları kısmında ‘Friends-arkadaşlar’ seçeneğinden vazgeçerek ortadan kaldırılabilir.

Bir profesyonel, bir de kişisel profiliniz olsun:

Facebook arkadaşlarınızla şakalaşıp eğlenebileceğiniz bir ortam olduğu kadar, profesyonel/mesleki amaçlara da hizmet edebilir. Her ne kadar Facebook kurallarına aykırı olsa da iki profiliniz olsun, profesyonel profilde tam ad, mesleki durum, eğitim ve yalnızca sektörel bağlantılar olsun. Bu profil altında iş ve okul ağlarınıza takılın. Sulu değil profesyonel bir fotonuzu ekleyin ya da hiç eklemeyin. Kişisel ve özel profilinizdeyse isim, takma isim kullanabilrisiniz; soyadınaysa gerek yok ya da tek bir harfle ifade edin. Bu profille okul ve işyeri, meslek ağlarına bağlanmayın. Mesleki deneyiminizi paylaşmayın. İş e-posta adresinizi kullanmayın. Ve istediğiniz her şeyi yapın. Ancak iş ve özel arkadaşlarınızı birbirine karıştırmayın.

Herkesle arkadaş olmayın:

Şu kısacık Facebook kariyerimde en çok dikkatimi çeken şey, birçok insanın bir zombi açlığıyla arkadaş listelerini şişirme çabası oldu. Arkadaşlığa onay verdiğiniz kişilerin sizin arkadaşlarınızın bilgilerine erişebileceğini unutmayın.

Kimlik hırsızlığı:

Hakkınızdaki bilgileri kamulaştırmanın, kaba kimlik bilgilerinizin başkaları tarafından kullanılabilmesi riskini doğruyor ki bu bir başkasının ’sizin adınıza’ başka bir sosyalleşme ortamında faaliyet göstermesi riskini doğuruyor.

Facebook gizlilik politikası:

Facebook ile yaptığınız anlaşma gereği, bu oluşum size ait bilgileri diğer şirketlerle paylaşabilir ya da satabilir, bunu unutmayın.

Paranoyakların dikkat etmesi gereken 5 nokta

• Facebook’ta size yönelik 5 erişim seviyesi bulunuyor; arkadaş, sınırlı, ağ, yabancı veya bloke…
• Gizlilik ayarları oldukça karmaşık; arkadaşlarınız dışında rahatsız edilmek istemiyorsanız hiçbir ağa üye olmayın.
• Duvarlara yazmak yerine özel mesaj gönderin. En kibar ifadesiyle duvar yazıları ileride size karşı delil olarak kullanılabilir.
• Geçirdiğiniz zamanı ve hatta olduğunuzu kimse bilmesin…
• Görülebilir seyir defterinize (mini feed) ince ayar çekin.


Paylaş:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Technorati
  • Facebook
  • Google
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
2 Views

Sağ Gözlü Müsünüz, Yoksa Sol Gözlü Mü?

Yazan ibhado || Kategori: Makaleler || Yorum yok >

Her birey; iki el, iki ayak, iki göz ve iki beyin yarıküresine sahiptir. İlk bakışta simetrik gibi görünen insan vücudu, aslında önemli asimetrik detaylara sahip: Birincisi; öncü bir elimiz var(çoğu insan için sağ el), ikincisi; öncü bir gözümüz var ve üçüncüsü; beynimiz fonksiyonel olarak asimetrik: sol yarıküre teorikle(mantıksal düşünmeyle) ve konuşmayla alakalı; sağ yarıküre ise resimsel duyarlılıkla alakalı.

İnsanların üçte ikisinde sağ göz, üçte birinde ise sol göz öncü. Bunu tespit etmek için geliştirilmiş özel testler mevcut. Peki bu kişisel farklar, görsel bilgi algısına(mesela sağdaki ya da soldaki bir metin) etki eder mi? (www.ibhado.com)

Bu konuda yapılan çalışmalardan biri, tamamı sağ elini kullanan; fakat bir kısmının öncü gözünün sağ, bir kısmının öncü gözünün sol olduğu bir grup öğrenci ile yapılmış. Öğrencilerden bilgisayar ekranına verilen bir metni okumaları istenmiş. Metin hem ekranın sağına, hem de soluna yerleştirilip farklı farklı denenmiş. Bu sırada öğrencilerin başının ekranın tam ortasında sabitlenmiş olması sağlanmış. (Böyle bir durumda, görme alanının sol yarısından gelen görme bilgisi beynin sağ yarısına; sağdan gelen ise sol yarısına iletilir.) Deneyde sol gözü öncü olan öğrencilerin yazıyı ekranın solundayken daha hızlı okudukları ortaya çıkmış.

Daha detaylı çalışmalar, sol gözlü öğrenciler soldaki metni okurlarken, beyinlerinin daha fazla sembolü algıladığını göstermiş.

Görme alanının sol yarısında, göz fiksasyonu daha yüksek “bilgi kapasitesi” ile tanımlanıyor. Bu, direk olarak okuma hızıyla alakalı: Kişi, bir fiksasyon sırasında ne kadar fazla sembolü algılayabiliyorsa o kadar hızlı okuyabiliyor. Okuma başarısının bir göstergesi daha var: Okuma esnasında, bakışlar periyodik olarak daha önce okunmuş sözcüklere geri döner(algılanma zorluğuna göre). Araştırmada sol gözlü öğrenciler sol taraftaki metni okurken, sağdakine göre daha az geri dönüş yapmış. Bu da soldaki metni algılamadaki başarıyı destekleyen bir gösterge. Bunun yanı sıra, sol gözlü öğrencilerin büyük çoğunluğu soldaki metni okurken hızlı göz hareketlerini daha çabuk yapmışlar.

Bu tarz farklılıkların nedenleri konusunda, fizyologlar şu an ancak tahminler yapabiliyorlar.

Araştırmadaki öğrencilerin tamamı sağ elini kullanan öğrencilerdi. Kullandıkları bu öncü sağ elin kontrolünü sağlayan ise beynin sol yarısı. Sağ gözlü öğrencilerde, bu öncü sağ gözü kontrol eden de yine beynin sol yarısı. Sol gözlü öğrencilerde ise; bu öncü sol gözü beynin sağ yarısı kontrol ediyor ki, bu sağ yarı öncü elin kontrolünü sağlamadığından daha serbest. Bu serbestlik de sol gözlü öğrencilerin soldaki metni daha hızlı okumasına katkı yapan bir neden olarak gösterilebilir.

Peki tüm bu yukarıdaki bilgiler bize hangi konuda yardımcı olabilir? Mesela bazı ürünlerin üretiminde öncü göze göre üretim yapılabilir. Sol elini kullanan insanlar için özel araçlar yapılabiliyor. Örneğin; solaklara özel kapı kolları. Fakat sol gözlü insanlar için özel tasarlanmış bir ürün henüz yok. Kim bilir, belki bir gün o da yapılır…

Informnauka-Rusya Bilim Haberleri Ajansı


Paylaş:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Technorati
  • Facebook
  • Google
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
0 Views
bu site sistemden silinmistir lutfen kodu kaldiriniz | backlink.r10.net