Facebook Tarihi

Yazan ibhado || Kategori: Makaleler || Yorum yok >

Facebook insanların arkadaşlarıyla iletişim kurması ve bilgi alış verişini sağlayan bir sosyal ağ web sitesidir. 4 Şubat 2004 tarihinde Harvard Üniversitesi 2006 sınıfı öğrencisi Mark Zuckerberg tarafından kurulan facebook, öncelikle Harvard öğrencileri için kurulmuştu. Daha sonra Boston civarındaki okulları da içine kapsayan facebook, iki ay içerisindeki Ivy Ligi okullarının tamamını kapsadı. İlk sene içerisinde de; Amerika Birleşik Devletleri’ndeki tüm okullar facebook’da mevcuttu. Üyeler önceleri sadece mevzu bahis okulun e-mail adresiyle (.edu, .ac.uk vs.) üye olabiliyordu. Daha sonrasında da ağ içine liseler ve bazı büyük şirketlerde katıldı. 11 Eylül 2006 tarihinde ise facebook tüm e-mail adreslerine, bazı yaş sınırlandırmalarıyla açıldı. Kullanıcılar diledikleri ağlara; liseleri, çalışma yerleri ya da yaşadığı yerler itibariyle katılım gösterebilmektedirler.

2007 Temmuz ayı itibariyle de; 34 milyon kullanıcısıyla Dünya’nın en büyük Üniversite tabanlı kullanıcılarına sahip oldu.

Alexa istatistiklerine göre facebook 20 Ekim 2007 itibariyle; Dünya’nın en fazla ziyaret edilen 7′inci sitesidir. Bunun yanı sıra; Kanada, Güney Afrika ve Norveç’in en fazla ziyaret edilen sitesi; İngiltere ve İsveç’in 2. en fazla ziyaret edilen sitesi, Mısır ve Panama’nın 3., Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya ve Türkiye’nin de 5. en fazla ziyaret edilen sitesidir.

Facebook ismini “paper facebooks”‘dan alır. Bu form A.B.D. üniversitelerinde okulların öğrencilerine, öğretmenlere ve çalışanlara doldurduğu onları tanıtan bir formdur.


Paylaş:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Technorati
  • Facebook
  • Google
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
2 Views

23andMe - Biyoteknolojide son nokta ve Google?!?

Yazan ibhado || Kategori: Makaleler || Yorum yok >

Linda Avey (soldaki) ve Anne Wojcicki 23andMe şirketini 2006 yılında kurdular. Fotoğraf: Brent Humphreys23andMe kişisel gen haritası servisi.. Belki duydunuz belki duymadınız. Toplam bütçesinin 9 Milyon Dolar olduğu, 2 kurucusundan birinin Google’ın yaratıcılarından Sergey Brin’in eşi Anne Wojcicki olduğu, Google’ın borç?!? adı altında Mayıs 2007 ‘de 3.9 Milyon dolarlık azınlık hisselerini alıp yatırım yaptığı genetik-biyoloji şirketi..

Şubat 2005′te 23andMe şirketinin kurucularından Anne Wojcicki “Milyonerlerin Akşam Yemeği” (California’da düzenlenen geleneksel bir toplantı) masasında masa arkadaşlarına idrarları hakkında bir soru yöneltti. “Kuşkonmaz yedikten sonra idrarınızda kuşkonmazın kokusunu alabiliyor musunuz?” Bu soru sorulduğunda masadakiler gen bilimci Craig Venter, Ryan Phelan, DNA Direct (San Fransisco’dan genetik araştırma şirketi) şirketinin CEO’su ve Wojcicki’nin o zaman ki erkek arkadaşı bukünkü kocası Büyük G’nin sahibi Sergey Brin. Soruyu Anne yanıtladı, “aldığınız koku genelde bağırsağın sebzeleri sindirmesiyle ortaya çöıkan sülfür bileşiği methyl mersaptan oluyor.” Fakat orada bulunanların hatunun ne dediği ne anlatmaya çalıştığı hakkında bir fikri yoktu. Öyle görünüyordu ki zeki hatunun söylemeye çalıştığı bu görülmez kişiye özgü kokunun genetik çeşitliliğin sonucu olmasıydı…

Bugün 20 Kasım 2007 ve 2 gün önce Pazartesi günü 23andMe (isim 23 çift kromozoma sahip olmamızdan geliyor) şirketi hizmet vermeye başladı. Peki ne mi bu şirketin hizmeti? Şirket size 999 Dolar karşılığında bir kit gönderiyor. Bu kitle beraber kendinizden aldığınız tükürük numunesini inceleyip verileri şirkete gönderiyorsunuz. Sahip olduğunuz genlerinizdeki protein dizilimlerinden; kalıtımsal rahatsızlıklarınızın olup olmadığını, kalıtımsal özelliklerinizi hatta ilerideki tüm gelişmeler ışığında gen haritaları tamamen aydınlığa kavuştuğunda yakalanacağınız hastalıkları bile araştırabiliyorsunuz. Bugün bu şirket üzerinden yapabildikleriniz sınırlı. Sonuçta gen haritasını tam anlamıyla anlamak henüz mümkün değil. Ancak şirketin ne kadar da geleceğe dönük bir yatırım yaptığı yadsınamaz bir gerçek. Aynı bilim-kurgu filmlerindeki gibi. Hatta Gattaca filmini izleyenler hatırlayacaktır, gen bilginize göre hayattaki konumunuz belirleniyordu. Yani genlerinizde eğer bir koşucu özelliğiniz kayıtlıysa siz daha doğar doğmaz koşucu olarak yetiştiriliyordunuz. Şimdi bu şirketin de gelecekte sahip olacağı güç bu yönde olacak. Düşünsenize evinizde bu kit var, yeni doğmuş bir yavrunuz var, çocuğunuzun gen bilgilerini inceleyip sağlığını garanti altına aldıktan sonra çocuğunuzun ne olarak yetiştirileceğine karar verebileceksiniz. Bu inanılmaz derecede korkutuyor beni. Peki asıl korkutan şey ne? Yukarıda da bahsettiğim gibi şirketin azınlık hissesi 3.9 Milyon Dolar karşılığında Google tarafından satın alındı. Bu demek oluyor ki veri tabanı, bilgiler arasında tarama, bilgilerin depolanması gibi tekno-bilişik işleri Google sağlayacak.

999 Dolar karşılığı size verilecek test kiti…Şirketin gizlilik ilkelerine baktığınızda birkaç madde göze çarpıyor. Bunlardan ilki gen bilgilerinizin araştırmalarda sizin tercihinize bırakılarak kullanılıp kullanılmayacağı. Yani size sorulan sorularda eğer araştırmalar için gen bilgilerinizi kullanmalarına izin verirsenin onlar da seve seve bu araştırmalara sizi dahil edecekler. Yine aynı gizlilik sözleşmesindeki maddelerden birinde araştırma sonucu elde edilen bilgileriniz size sorulmadan, sizin adınız bilinmeden 3. parti araştırma şirketlerine araştırma amaçlı verilebilecek. Kısacası şu adresten TAM GİZLİLİK METNİ’ni okuyunca tüm hikayenin ne kadar da bilim-kurgusal olduğunu göreceksiniz. Kişisel anlamda kullanıldığında inanılmaz bir çığır açıyor bu teknoloji. Az önce bahsettim tekrar vurguluyorum “Hangi etkinliklere yatkın olup hangi eğitimi alacağınızdan, göğüs kanseri veya alzheimer hastalığına yakalanma riskinizden, ideal kilonuzdan, atalarınızın kimler olduğuna kadar” bir çok genetik bilgiyi edinebileceksiniz. Korkutucu olduğu kadar ilginç ve yararlı..

50 yıl sonrasını düşünüyorum ve İnternet jargonuna hatta yaşayan dillere giren “googling, googlelamak” fiilinin “İnternet’te DNA’mı googlelıyorum” olarak ta kullanılacağını düşünmemek elde değil. Konuyla ilgili haber yapabilmek için New York Times yazarlarından Amy Harmon sisteme kayıt olmuş ve süreci bu sayfada anlatmış. Bu haber tüylerinizi ürperttiyse, pis bir gülümseme uyandırdıysa yüzünüzde veya benim gibi hoşunuza gidip daha yok mu dediyseniz “Gattaca” filmini izlemenizi şiddetle tavsiye ederim…


Paylaş:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Technorati
  • Facebook
  • Google
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
0 Views

Kan Yapımı

Yazan ibhado || Kategori: Makaleler || Yorum yok >

Yaşam süreleri hayli kısa olan kan hücrelerinin hematopoetik organlardan sürekli üretilmeleri gerekir. Embriyogenezin erken dönemlerinde vitellüs kesesinin mezoderminden üretilen kan hücreleri, daha sonraki dönemde karaciğer ve dalaktan, fetal dönemin sonunda ise kemik iliğinden üretilir.

Kök hücreler bir daha geri dönüşümü olmayacak şekilde farklılaşabilme yeteneğine sahip hücrelerdir. Tüm kan hücreleri kemik iliğindeki tek bir hücreden gelişmiştir. Bunlara pluripotent kök hücreler denir. Bunlar lenfoid ve myeloid hücreleri oluştururlar. Myeloid hücreler kemik iliğinde gelişerek eritrosit, granülosit, monosit ve megakaryosit oluştururken; lenfoid hücreler dalak ve timusa göç ederek lenfositleri oluşturur.

Progenitör hücreler bölünerek hem yeni progenitör hücreleri, hem de öncül hücreleri oluştururlar. Öncül hücreler sadece tek tip hücreye farklılaşabilirler.

Hematopoezin olabilmesi için, uygun mikroçevre ve büyüme faktörleri gerekir. Eğer farklılaşmamış hücrelerin çoğalması uyarılır ya da baskılanırsa hematopoetik hücreler aşırı artar ya da azalır. Bu da hematopoetik hastalıklara yol açar.

Hematopoezin olduğu yer kemik iliğidir. Kırmızı kemik iliği, kan hücreleri ve bunları yapan hücreleri renginden dolayı bu adı almıştır. Sarı kemik iliği ise yağ hücreleri yönünden zengindir. Yeni doğanda tüm kemik iliği kırmızı iliktir, yaşlandıkça sarı ilik artar. Hipokside ve kanamada sarı ilik tekrar kırmızı iliğe dönüşebilir. Kırmızı iliğin görevi; kan hücrelerini üretmenin yanında, eritrositlerin makrofajlarca yıkılmasıyla hemoglobinden ayrılan demirin depolanmasıdır.

 

Bazı Kan Hücrelerinin Farklılaşması

Eritrosit Olgunlaşması (Eritropoez)

Proeritroblast > Bazofilik eritroblast > Polikromatofilik eritroblast > Normoblast(Nukleus hücreden atılır) > Retikülosit > Eritrosit

Granülosit Olgunlaşması (Granulopoez)

Myeloblast > Promyelosit > Myelosit > Metamyelosit > Granulosit

Trombositler

Megakaryoblast > Megakaryosit > Trombosit

(Megakaryosit>Trombosit geçişinde, megakaryositteki membranla bölünmüş parçalar ayrılarak trombositleri oluşturur.)


Paylaş:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Technorati
  • Facebook
  • Google
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
1 Views

KPSS

Yazan ibhado || Kategori: kpss || Yorum yok >

KPSS, Kamu Personelliğine Giriş, Kamu Sektöründe Çalışma, Bakanlıklar, Kurumlar, Kuruluşlar, Kaynak Kitaplar

KPSS, uzun adıyla Kamu Personeli Seçme Sınavı. Bilindiği üzere KPSS, kamuda çalışmak için gerekli bir sınavdır. ÖSYM tarafından yapılır.

4 yıllık fakülte mezunlarının girdiği KPSS ile doğrudan memur ataması yapılmamaktadır. KPSS sadece kurumların açtığı yazılı ve sözlü sınavlar için ön şart olan ön eleme sınavıdır. Kurumlar alacağı kadro sayısının 20 katını yazılı sınav için KPSS puanına göre çağırmaktadır.

 

KPSS A:  Dört yıllık fakülte mezunları girebilmektedir. En çok kadro SBF. İİBF. İF. ve Hukuk Fakültesi mezunlarına aittir. Eğitim Fakültesi mezunları KPSS’nin Genel Kültür, Genel Yetenek ve Eğitim Bilimleri kısmını cevaplarken, bizler tüm dersleri cevaplayabilmekteyiz. Bu bölümler: Genel Kültür, Genel Yetenek, İngilizce, Hukuk, İktisat, İşletme, Maliye, Muhasebe, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, Ekonometri, İstatistik, Kamu Yönetimi ve Uluslararası İlişkiler dersleridir.

Sınav sonucunda 120 adet KPSS puanı hesap edilmektedir. Bu 120 puan türü  kurumların açacağı  sınavlarda kullanılmaktadır. Örnek verecek olursak Kaymakamlık için KPSS 37,

Maliye Müfettişliği için KPSS 40 puan türü kullanılmaktadır. Her puan türü farklı dersler ve katsayılardan hesap edilmektedir. Kaymakamlık Sınavı’na başvuru yapabilmek için GY. GK. Hukuk, İktisat, Maliye ve Kamu Yönetimi dersleri gereklidir.  Devlet Planlama Teşkilatı için GY. GK ve İngilizce derslerinden yapacağınız netlere göre oluşturulacak KPSS 4 puanı kullanılacaktır.

Hedeflediğiniz kurumlara göre yapmanız gereken dersler değişmektedir. Buna göre stratejiler belirlenmesi yerinde olacaktır. Öğrencinin hedeflediği kurumlara göre ekonometri, istatistik, uluslararası ilişkiler veya işletme yapmasına gerek olmayabilir.

Ankara’daki üniversitelerde okuyanlar bu sınav hakkında ayrıntılı bilgiye sahipken. Diğer şehirlerde okuyanlar bu sınavdan habersiz olabilmektedirler. Ankara’nın  bürokratik havası  orada okuyanları da etkilemektedir. Bu yüzden kamu sınavlarında  en yüksek başarıyı Ankara üniversiteleri elde etmektedirler.  Fakat D.Eylül Üniversitesi öğrencilerinin “bilinç” dışında hiçbir eksiklikleri yok. Son yıllarda yapılan kamu sınavlarında okulumuz mezunları da yüksek başarılar elde etmektedirler. Önemli olan “istemek” ve “çalışmak”tır.

 Ankara’da yaptığımız stajlarda gördük ki sınavı kazanan, yeni uzman yardımcısı olmuş kişiler genelde Siyasal Bilgiler, Hacettepe, ODTÜ ve Bilkent mezunlarıydı. Bu üniversitelerin mezunlarının başarılı olmasında en büyük etken ders aldıkları hocaların kamu sınavlarını hazırlamaları,  kurum sınavları hakkında bilgiye daha kolay ulaşabilmeleri ve bürokraside çalışanlarla muhatap olabilmeleridir.

Kamu sektörünü düşünen Ankara dışındaki üniversite mezunlarına şu tavsiyeler yapılmakta:

Kurum ve sınavlar hakkında bilgiye sahip olunuz.

Disiplinli çalışınız. Son sınıfa gelmeden çalışmaya başlayınız.

Sınavı hazırlayan hocaların yani  Ankara’daki hocaların kitaplarından çalışınız.

Mümkünse mezun olduktan sonra Ankara’ya gidip çalışınız.

Kamuyu düşünen öğrenciler, 1. ve 2. sınıfsanız şimdiden çalışmaya ve kendinizi geliştirmeye bakınız. 3 ve 4. sınıf çok geç olabilir.  Ders kitaplarını mümkün mertebe almaya çalışınız ve biliniz ki o kitaplar okul sonrası gireceğiniz sınavlarda çalışacağınız dokümanların büyük kısmını oluşturacak.   4. sınıf da olsanız her şey bitmiş değildir. Disiplinli bir çalışmayla bu son sene çok yollar kat edebilir ve mezuniyet sonrası sıkı çalışmayla  uzman, kontrolör, denetmen, müfettiş, kaymakam  olabilirsiniz.


Paylaş:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Technorati
  • Facebook
  • Google
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
22 Views
istanbul nakliyat istanbul nakliyat - evden eve nakliyat evden eve nakliyat - chat chat - istanbul nakliyat istanbul nakliyat - nakliyat nakliyat - fikralar, msn nickleri, guzel sozler, yemek tarifl fikralar, msn nickleri, guzel sozler, yemek tarifl - hikayeler, komik, geyik, kultur hikayeler, komik, geyik, kultur - cicek cicek - youtube youtube - muzik indir muzik indir - chat chat - odev odev - full dizi full dizi - radyolar radyolar - genc car rental genc car rental - blog blog - porno izle porno izle - e-okul e-okul - gebze evden eve nakliyat gebze evden eve nakliyat - dizi dizi - indir indir - oyun oyun - icatlar icatlar - zayiflama zayiflama - erotik hikaye erotik hikaye - geldik geldik - film izle film izle - fatal fatal - webmaster webmaster -